Sıkça Sorulan Sorular
Yenilenebilir enerji santralleri, üretecekleri elektrik miktarını saatlik kırılımda tahmin ederek, EPİAŞ’a ve TEİAŞ’a bildirmekle yükümlüdür. Bildirilen tahminler ile fiili üretim arasında oluşan farklar Dengesizlik olarak adlandırılır ve Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında bu dengesizliklere istinaden üreticilere yüksek maliyetler yansıtılır.
Bu kapsamda Dengesizlik Maliyeti;
- EPİAŞ tarafından yansıtılan Enerji Dengesizlik Cezası ile
- TEİAŞ tarafından uygulanan Kesinleşmiş Üretim Programı Sapma Tutarı (KUPST) bedellerinin toplamını ifade eder.
Özellikle rüzgâr, güneş ve hidroelektrik santrallerinde; hava koşullarına bağlı üretim dalgalanmaları, teknik arızalar ve tahminleme modellerindeki sapmalar nedeniyle dengesizlikler daha sık görülür. Bu durum, bazı santrallerde üretim gelirlerinin %20’sine varan dengesizlik maliyeti kayıplarına yol açabilmektedir.
Toplayıcılık, birden fazla üretim tesisinin elektrik piyasalarına katılımının; üretim tahmini, piyasa bildirimleri, uzlaştırma ve dengesizlik yönetimi dâhil olmak üzere tek bir portföy altında merkezi olarak yönetilmesini sağlayan lisanslı bir faaliyet modelidir. Bu sayede operasyonel süreçler sadeleşir, maliyet ve riskler optimize edilir.
Toplayıcılık; birden fazla üretim tesisinin (özellikle yenilenebilir enerji santrallerinin) üretim tahminlerinin ve fiili üretimlerinin tek bir portföy altında birleştirilerek yönetilmesini sağlar.
Bu sayede portföy içerisindeki santrallerde oluşan pozitif ve negatif üretim sapmaları belirli ölçüde birbirini dengeleyebilir; böylece tekil santral bazında oluşabilecek dengesizlikler, portföy düzeyinde azaltılarak dengesizlik maliyetleri minimize edilir.
Gain Toplayıcılık kapsamında;
- Gelişmiş üretim tahmin modelleri,
- Gerçek zamanlı üretim izleme ve takip,
- EPİAŞ ve TEİAŞ süreçlerinin merkezi ve uzman ekiplerce yürütülmesim ile piyasa operasyonları etkin şekilde yönetilir ve dengesizlik kaynaklı maliyetlerin düşürülmesi sağlanır.
Gain Toplayıcılık olarak, Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren;
- Kurulu gücü 100 MW altındaki lisanslı ve
- On yıllık alım garantisini doldurmuş olan lisanssız
hidroelektrik, güneş, rüzgâr, jeotermal ve biyokütle enerji santralleri ve tüm serbest tüketiciler Gain Toplayıcılık portföyüne dahil olabilir.
Gain Toplayıcılık portföyüne dâhil olunmasıyla birlikte, santralin piyasa operasyonları ve uzlaştırma süreçleri merkezi olarak Gain Toplayıcılık tarafından yönetilir. Bu kapsamda, günlük avans ödemeleri de Gain Toplayıcılık tarafından gerçekleştirilir.
EPİAŞ tarafından yürütülen uzlaştırma ve piyasa hesaplamaları esas alınarak; sözleşme kapsamında belirlenen yöntem doğrultusunda günlük avans tutarları hesaplanır ve üreticinin talep etmiş olduğu banka hesabına düzenli olarak aktarılır.
Bu yapı sayesinde:
- Üreticinin günlük nakit akışı kesintiye uğramaz,
- Piyasa ve dengesizlik riskleri operasyonel olarak Gain Toplayıcılık tarafından yönetilirken, finansal akış üretici açısından sadeleşir.
Özetle, Gain Toplayıcılık portföyüne dâhil olan üreticiler için nakit akışı sürekliliği korunur, günlük avans ödemeleri sözleşme çerçevesinde Gain Toplayıcılık tarafından güvenli ve düzenli şekilde sağlanır.
Evet. Bankanız ile şirketiniz arasında yürürlükte olan temlik sözleşmesi kapsamında, Gain Toplayıcılık tarafından sunulan Toplayıcılık ve Enerji Yönetimi hizmetlerinden faydalanabilirsiniz.
Bu yapı, hizmet alımınıza herhangi bir engel teşkil etmemektedir. Bankanızın talep etmesi hâlinde; Gain Toplayıcılık ile imzalanan sözleşme ve bu sözleşme kapsamında düzenlenecek fatura ve ödeme akışlarına ilişkin temlik onay yazısı, bankanıza resmi olarak iletilmektedir.
Bu sayede, banka temlik yapısı korunurken; santralinizin piyasa operasyonları ve enerji yönetimi süreçleri Gain Toplayıcılık tarafından mevzuata ve sözleşmelere uygun şekilde yürütülmeye devam eder.
YEKDEM kapsamındaki santraller için, dengesizlik maliyetleri ve günlük piyasa operasyonlarından kaynaklanan giderleri dengelemek amacıyla; EPİAŞ tarafından spot piyasa fiyatları üzerinden belirli oranlarda tolerans mekanizmaları uygulanmaktadır. Bu yapı, YEKDEM’de yer alan santrallerin piyasa operasyonları nedeniyle oluşabilecek maliyetleri sınırlamayı amaçlamaktadır.
Gain Toplayıcılık, bu tolerans mekanizmasını esas alarak; santralinizin tüm piyasa operasyonlarını ve dengesizlik maliyetlerini, EPİAŞ tarafından sağlanan tolerans seviyesinin altında bir maliyetle üstlenmektedir. Bu sayede tolerans kapsamında oluşan avantajlı fark, YEKDEM bedelinin üzerinde ek bir gelir olarak üretici lehine yansıtılabilmektedir.
Bu model sayesinde:
- Günlük piyasa operasyonları ve dengesizlik maliyetleri üretici açısından öngörülebilir hâle gelir,
- YEKDEM kapsamındaki gelir yapısı, piyasa dalgalanmalarından bağımsız olarak desteklenir,
- Santral sahipleri, yıl boyunca elde edecekleri geliri daha istikrarlı ve planlanabilir bir çerçevede yönetme imkânına kavuşur.
Özetle, Gain Toplayıcılık; operasyonel verimlilik ve maliyet optimizasyonu sağlayarak, YEKDEM kapsamındaki santraller için YEKDEM bedelinin üzerinde net gelir yaratılmasını mümkün kılan bir yapı sunmaktadır.
Evet. Yenilenebilir üretim tesislerine entegre depolama sistemlerine sahip santraller için de Toplayıcılık ve Enerji Yönetimi hizmeti sunuyoruz. Hizmet modelimiz; yürürlükteki mevzuat ve piyasa kuralları çerçevesinde, tesisinizin teknik kısıtlarını dikkate alarak gelir maksimizasyonu ve risk yönetimi hedefleriyle kurgulanır.
Bu kapsamda depolama sisteminiz için aşağıdaki başlıklarda uçtan uca yönetim sağlanır:
- Mevzuat ve Uyum Yönetimi
Depolama entegrasyonuna ilişkin bildirim, operasyon ve raporlama gereklilikleri mevzuata uygun şekilde yönetilir; ilgili piyasa süreçleriyle uyum gözetilir. - Batarya Optimizasyonu ve İşletme Stratejisi
Bataryanın şarj/deşarj planı; üretim tahminleri, piyasa fiyatları, portföy dengesi ve tesisin operasyonel öncelikleri dikkate alınarak optimize edilir. Teknik sınırlar (SoC limitleri, güç limitleri, çevrim/ömür etkisi ve verimlilik) karar setine entegre edilir. - Piyasa Operasyonları ve Portföy Entegrasyonu
Entegre depolama, Gain Toplayıcılık portföyü içinde değerlendirilerek; dengesizlik yönetimi, revizyonlar ve piyasa operasyonları bütüncül bir yaklaşımla yürütülür. Böylece depolamanın portföy ölçeğinde değer yaratması hedeflenir. - Gerçek Zamanlı İzleme ve Revizyon
Üretim ve piyasa koşullarındaki değişimlere göre planlar güncellenir; operasyonel kararlar gerçek zamanlı izleme altyapısı üzerinden takip edilir. - Şeffaf Raporlama ve Performans Takibi
Üretim, depolama kullanım performansı, maliyet/gelir etkisi ve operasyonel göstergeler düzenli raporlarla paylaşılır; strateji ve parametreler performansa göre iyileştirilir.
Bu hizmetler, tesisinize ve risk tercihinize göre yapılandırılan gelir paylaşımı (revenue share) veya benzeri sözleşme modelleriyle sunulabilir. Böylece depolama sisteminiz, yalnızca teknik bir ekipman değil; piyasa ve operasyonla entegre şekilde yönetilen aktif bir değer yaratma aracı olarak konumlandırılır.
Evet. Kendi üretim tahminlerini ve piyasa operasyonlarını yöneten, kendi dengesizlik maliyetlerini sabitlemek istemeyen; ancak yönetimi sonucu oluşan dengesizlik maliyetlerini düşürmeyi ve portföy avantajlarından faydalanmayı hedefleyen tüm lisanslı piyasa katılımcıları, Gain Enerji tarafından sunulan Toplayıcılık ve Enerji Yönetimi hizmetlerinden yararlanabilmektedir.
Bu kapsamda, üreticilere;
- Üretim tahminlerini ve revizelerini girebilecekleri özel bir kullanıcı arayüzü sağlanmakta,
- Girilen tahminlerin piyasaya sunulması ve revizyon işlemlerinin Gün İçi Piyasası’nda, Gain Toplayıcılık’ın bütüncül portföy yapısı içerisinde gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır.
Ayrıca, EPİAŞ ve Takasbank nezdindeki tüm yükümlülükler, mevzuata uygun şekilde Gain Toplayıcılık tarafından üstlenilerek yönetilmektedir.
Bu model sayesinde, üreticiler kendi operasyonel yetkinliklerini korurken; portföy ölçeğinin sağladığı dengesizlik maliyeti avantajlarından ve merkezi piyasa yönetiminden faydalanma imkânına sahip olur.
Talep Tarafı Katılımı; elektrik tüketicilerinin, elektrik şebekesinin ve piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda tüketimlerini geçici olarak azaltmaları, artırmaları veya zamanlamalarını değiştirmeleri suretiyle enerji piyasalarına aktif olarak katılım sağlamalarını ifade eden bir mekanizmadır.
Bu mekanizma kapsamında tüketiciler;
- Şebeke güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunur,
- Arz-talep dengesinin korunmasına destek olur,
- Piyasa fiyatlarındaki aşırı dalgalanmaların azaltılmasına yardımcı olur.
Talep Tarafı Katılımı uygulamaları; TEİAŞ tarafından yürütülen dengeleme ve yan hizmetler piyasaları ile uyumlu şekilde çalışmakta olup, tüketicilere esneklikleri karşılığında ek gelir veya maliyet avantajı yaratma imkânı sunmaktadır.
Özetle, Talep Tarafı Katılımı; tüketicilerin pasif enerji kullanıcıları olmaktan çıkarak, esnek tüketim kapasiteleriyle enerji sistemine değer katan aktif piyasa katılımcılarına dönüşmelerini sağlayan önemli bir enerji yönetimi aracıdır.
Yeşil enerji; su, güneş ve rüzgâr gibi doğal ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen, üretim süreci boyunca doğal yaşam döngüsünü koruyan enerji türlerini ifade eder.
Bu enerji kaynakları, fosil yakıtların aksine sera gazı salımı gibi çevreye zarar veren kirleticiler üretmez ve iklim değişikliği üzerindeki olumsuz etkileri önemli ölçüde azaltır. Bu yönüyle yeşil enerji, sürdürülebilir bir enerji sisteminin temel unsurlarından biridir.
Ayrıca yeşil enerji kaynakları; merkezi altyapının sınırlı olduğu kırsal ve uzak bölgeler dâhil olmak üzere, dünyanın birçok noktasında erişilebilir olmaları sayesinde enerji arz güvenliğine de katkı sağlar.
Yeşil Enerji Sertifikası; bir tüketicinin kullandığı elektrik enerjisinin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgelendiren, ulusal ve uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalandırma sistemlerini ifade eder.
Bu sertifikalar, elektrik tedarikinden bağımsızdır. Yani bir tüketici elektrik enerjisini farklı bir tedarikçiden temin ederken, Yeşil Enerji Sertifikası’nı ayrı olarak Gain Enerji gibi yetkili kuruluşlardan sağlayabilir.
Yeşil Enerji Sertifikası’na sahip olmak için;
- Yenilenebilir enerji tesislerine doğrudan bağlanma zorunluluğu bulunmamaktadır,
- Mevcut elektrik tesisatında herhangi bir teknik değişiklik yapılmasına gerek yoktur.
Bu yapı sayesinde tüketiciler, kullandıkları elektriğin yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını belgeleyerek sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayabilir.
Yeşil Enerji Sertifikaları, kurumsal şirketlerin ESG (Environmental, Social, Governance) hedefleri kapsamında özellikle “Çevresel (E)” başlığı altında önemli bir rol oynar.
Bu sertifikalar sayesinde şirketler;
- Tükettikleri elektrik enerjisinin yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını belgeleyebilir,
- Kapsam 2 (Scope 2) karbon emisyonlarını azaltabilir veya dengeleyebilir,
- Sürdürülebilirlik, entegre faaliyet ve karbon ayak izi raporlarında doğrulanabilir ve izlenebilir veriler kullanabilir.
Özellikle çok uluslu şirketler ve ihracat odaklı kurumlar için I-REC sertifikaları;
uluslararası raporlama standartlarıyla uyum, tedarik zinciri sürdürülebilirliği ve yatırımcı–paydaş beklentilerinin karşılanması açısından güçlü bir araçtır.
YEK-G sertifikaları ise Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin, ulusal mevzuat ve raporlama süreçleriyle uyumlu şekilde yeşil enerji kullanımını belgelendirmesine imkân tanır.
Özetle, Yeşil Enerji Sertifikaları; şirketlerin karbon ayak izini azaltma, ESG performansını güçlendirme ve sürdürülebilirlik taahhütlerini somut verilerle destekleme hedeflerine doğrudan katkı sağlar.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 2018 yılında aldığı karar doğrultusunda, yıllık elektrik tüketimi EPDK tarafından belirlenen yüksek tüketim limitinin üzerinde olan tüketiciler, nihai tüketiciler için geçerli olan düzenlemeye tabi tarife fiyatlarından elektrik tedarik etme hakkını kaybetmiştir.
Bu kapsama giren tüketicilerin, serbest tüketici haklarını kullanmamaları durumunda kendilerine uygulanacak tarife Son Kaynak Tarifesi (SKT) olarak adlandırılır.
Son Kaynak Tarifesi;
- Spot piyasada oluşan elektrik fiyatları (Piyasa Takas Fiyatı – PTF),
- YEKDEM bedeli,
ve bu tutarların üzerine eklenen hizmet bedeli esas alınarak hesaplanmaktadır.
Bu yapı nedeniyle SKT, piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalara doğrudan bağlı olup, yüksek tüketimli tüketiciler için maliyet açısından öngörülebilirliği düşük bir tarife yapısı ortaya çıkarabilmektedir.